1 Temmuz 2013 Pazartesi

yazı kalır...

Moleskinin esnekliği !Harika.

Kıvırıp, katlayıp,bağlayıp, ipini çekip,sayfasını ayırıp,uzandığınız kanepede, vapurda kucağınızda,mola için oturduğunuz bankta,yemek masanızda,yatağınızda,arabada,otobüste,uçakta ( henüz  tecrübe etmedim),çimlerin üzerine yayıldığınızda,gölgede,kahveniz üzerine damladığında,şarabınızı yudumlarken,şömine karşısında mayışıp kaldığınızda,soğukta eldivenlerinizle,paltonuzun cebinde,çantanızın küçük gözünde,pilot kaleminizle,çamların altında,uzun bekleyişlerde,sinemada film arasında,kitabevinde,....birileri size hiç ilginiz olmayan şeyleri anlatırken...ve  onları dinlediğinizi sanarak, kafanızın içindeki moleskine yazmaya başladığınızda farkında olmadan..Bakmışsınız ki bir sürü cümle birikmiş olur aklınızın içinde.Sonra onları moleskinin tüm esnekliğine güvenerek ve kendinizi tüm dış etkilere kapatarak akışa bırakırsınız.Yazarsınız,yazarsınız..ama pek silmek istemezsiniz.Yazdığınız kalem önemlidir; özenirsiniz.Dönüp okumalarınızda ve geçip giden zamana baktığınızda,moleskinin üzerindeki mürekkep size çok şey anlatır.Rengiyle,canlılığı ya da dayanıklılığıyla, cümlelerinizi pekiştirir.Kaç yıl sonra olursa olsun, sayfaları arasında kuruyup kalmış o minik çiçek bile bugününüze enerji verir,kanınızı temizler.Hiç bir defter bu kadar kana karışmaz, bu kadar içinize sinmez.İzlediğiniz filmlerde ipleri sarkan bir defter gördüğünüzde, bildik bir oyuncuya rastlamış gibi sevinirsiniz.Tanımadığınız birinin elinde gördüğünüzde, tanışmış kadar olursunuz...Sizin için bir referans bile olabilir.Ama dikkat eder, taklitlerinden sakınırsınız...ve en önemlisi; vapurdan inerken ya da otobüs yolculuğunun sonunda koltuğun üzerinde unutmamalısınız!Arkanızdan, onu kimin bulup,ne değer göstereceğini bilemezsiniz.

Kıyıya yaklaşırken de özenle yazınızı bitirmeye çalışıp, az sonra atacağınız adımın size iyi şeyler getirmesini dilersiniz..
Bir çocuk çığlığıyla yerinizden sıçrayıp,duyduğunuz zilin sesiyle ve hareketlenen arabalarla birlikte kendinizi serin sulardan kızgın asfalta bırakır gidersiniz.

" Bol şans" diyen uzak sesler kulağınızda çınlayıp,moleskine yazacaklarınız bir türlü bitemeden,sıcak yaz gününde sırtınızdaki serin ürpertiyle kendinize gelirsiniz.
Moleskini kapatıp lastiğini kapağından geçirmenin rahatlığıyla, bir dahaki yazı anını düşünmeye başlarsınız.
Uzun ve keyifli olmasını dileriz biz de sizin için; mürekkebiniz kurumadan, kaleminiz yorulmadan...