4 Ekim 2015 Pazar

" yanlızlık " değil ! yalnızlık..Yalnış değil "yanlış" ..Doğru yazalım, doğru okuyalım ; doğru bilinsin diye..

Nerede , ne zaman hissettiniz gerçekten yalnız olduğunuzu...

Hafta sonu herkesin evci çıkıp evine, akrabasına,arkadaşına gittiği; sizin gidemediğiniz yatılı günlerinde mi

Bir türlü gelemeyen , en sona atıldığınız okul kayıt sıralarında mı,

Önünüzdeki elli yılı belirleyecek ve sırtınıza  eşek gibi beklenti yükleyen  o saçma sınava gireceğiniz sabah mı,

...Sizin için en değerli insanın hayatıyla ilgili bıçak sırtı bir karar vermek üzere seçildiğinizde mi,

..o seçeni bir bulsanız zaten..

Yepyeni bir şehirde , hiç bilmediğiniz bir iş ortamına , öylece bırakıldığınız anda mı...
....

Bu seferki en ağırı mı oldu acaba diye düşünürken; aslında her zaman daha ağırı olacağını bilmek ama bilmezden gelmek .

Ağır mı gelmişti , çok mu alıngan, hassas bir dönemdi..Şimdi düşününce ;aslında değişimin tam da sizi ortadan ikiye , hatta çoklu parçalara ayırdığını anlayabiliyorsunuz.Hangi parçanızı nerede muhafaza edeceğinizi bilmeden; kumsaldaki piknik masasının üzerine yatırmış, operasyonu başlatmışken..

Kulaklığınızdaki müzik duvarını aşıp beyninize kadar ulaşmayı başaran bir kadın sesi..

"...pardon; burada daha ne kadar oturacaksınız acaba..biz, ailecek..şey kusura bakmayın,Pazar pikniği..başka masa yok sahilde de .."

Suskun, müziğin sesini iki kademe daha yükseltip;uçuşan kitap sayfalarını tutarak oradan uzaklaştığınız an mı ..

..