28 Haziran 2016 Salı

Engelli hali engel değil tabii ama yazmak gerekirdi onca aksiyonun sonunda.

hayatın neresindeyim, durup bir bakalım.Bir yılda ne kadar soluk harcadım,enerjimin ne kadarını tükettim..kaç bardak çay, kaç galon şarap içtim..Bakalım,sayalım,hatırlayalım..

"geçen sene bu zamanlar" dediğim anda aklıma düşen anlar neler?

kara bir kedi

çiçekli bir balkon,

Esmer bir yakışıklı,

Tango candır, gerisi heyecandır..

Bursa'nın ufak tefek taşları
....
Hepsinin kapsama kümesi sanırım nokta noktalarla sınırlı.
Aslına bakarsan pek de bir şey yapmamışım;hayatımı radikal olarak taaa en kökünden değiştirmek ve yepyeni bir şeye uyum sağlamaya çalışmaktan başka.

"Enerjimin ne kadarı tükendi acaba; enerji ölçeri olan var mı "

böyle de salak cümleler kurup, şapşal espirilere gülen,hata gülmekle kalmayıp canı gönülden bu espirileri sahiplenip , gülme efektinden fırlamış bir ses tonuyla en olmadık yerde  bu espirileri salıveren insanlarla karşı karşıya oturmak zorunda kalmak..

Sanırım en dayanılmazı bu..Onlarla birlikte  harbiden SALAK laşmak.

Puff..Asıl anlatmak istediğim güzelliklerden çok uzaklarda bitireceğim bu sayfayı.Olsun; Şubat'taki çorap söküğünden bu yana bir kelam dahi etmemişim bu sayfalarda.

neyse, ne diyelim, Haziran geçiyor, dördüncü mevsimin içindeyiz daha sonbahar var kapımıza dayanacak.Sabırlı ve hazırlıklı olmalıyız biliyoruz ki; güzel günler göreceğiz. elbet.

Az kaldı ;
çiçekli bir teras katında uyanacağımız sabahlara,

korkmadan ,
"gelecek yıl bu zamanlar" diyerek sevdiklerimizle nice planlar yapmaya..