29 Eylül 2019 Pazar

no filtre, yes filtre

Lucifer kanatlarını arayadursun,bir bakalım neleri kurtarabiliyoruz Pazar sendromlarının elinden.

Balkonu olmalı bir evin ya da bir verandası..Şehir yaşamlarında veranda bulmak lüks sınıfından ihtiyaçlara giriyor artık bu çok katlı gri bina devlerinin arasında.Küçük de olsa bir balkona sığınarak manzarasına karşı bir kahve içebileceğimiz evlerle yetiniyoruz.Verandalar anca düşlerde,hikayelerde,Edip'in Esmer'inde...

Yayıldım kaldım bu şezlongda.Dahiler ve aşkları, Oscar Wilde' dan Nazım Hikmet'e..Deli mi dahi mi,aşık mı..Yok belki de birbirlerinden farkları.Ha deli ha aşık...Sevmiş adamlar işte,onlar da insan.Yazmışlar hislerini,karşılıklı karşılıksız...Edebiyat olsun diye değil;gerçekleri,bazen de hayalleri,umutları,arzuları..Kronolojik sıralı kitap sayfalarında herkes tarafından okunacağını bilmeden.Sanat kimin için peki?
Aklımdaki deli sorularla kıskanıyorum belki de kim bilir, tüm bunların yazıldığı kadınları,adamları..Yazabildim mi,hiç o kadar "yazar" olabildim mi, peki  yeterince "aşık" olabildim mi..

Pazar yerinden gelen seslerle, beynimde bana "yaz yaz yaz" diye vıdı vıdı eden o salak düşünce akışının dışında, bir sakinlik var sokakta.Bugün günlerden Pazar; pazar var bugün doğru..Gidip ekşi mayalı ekmek ile Bergama tulumu almalı Halit Abi'den. Belki kırma yeşil zeytin, üç yüz gram.

Üşenmezsem birazdan gidip kendime kahve yapıp tüm şu Eylül ılıklığının, sakinliğinin ve yazılmış nice aşk cümlesinin tadını çıkaracağım, tüm Pazar sendromlarına inat.

Ütü ve çamaşır gereksinimleri de unutulmamalı yapılması gerekenlerde. Can'a göre ütü yapmak çok gereksiz bir şey.Yıllarca kendi ütüsünü kendisi yapmadığı içindir belki.Ankara-İzmir yollarını kareli mavi gömleğini ütülemek için defalarca teptiğimiz içindir belki ;kim bilir...
Tüm kırışıklığı gidermek,her düzlemi eşitlemek ve düzen bozan hatları kontrol altına almak tatmin edici bir durum kimine göre...Konu derinlerde, bir etüd etmeli..

Ama önce bir fincan kahve, en filtrelisinden..