Bahçe kapısında bekliyor üst kattaki teyze.Sade bir "iyi akşamlar" selamıyla önünden geçip apartmana girebilmek tek isteğim.Elimdeki beş litrelik damacana su gittikçe ağırlaşıyor, bir an önce evde olma isteğim...Hızlı olmalıyım bu etapta, teyzeyi hızlıca selamlıyorum.
"İyi akşamlar, nasılsınız?"
Mesafeyi koruyarak başımla da selamımı destekliyorum.Teyze sesi titreyerek "iyi akşamlar" diyor bana.
"Oğlumu bekliyorum, yalnızım ya depremler de oluyor.Beni evde tek bırakmak istemiyorlar .."
Tabii ya..Eşi hastaydı yaz dönemi, market dönüşü karşılaşmıştım teyzeyle .O zaman da nasıl olduğunu sormuştum. "amcan" demişti "hasta..Ameliyat oldu, tümör var beyninde "
Yaz sıcağında bir Cumartesi market dönüşü teyzeyle aramızda geçen bu konuşma bir anda zihnimde yankılanıyor.Emrullah Amca evet hastaydı.Nasıl olduğunu sormaktan korkarak teyzeye biraz daha yanaşıyorum.Ağlamaya başlıyor,
"kaybettik amcanı.İki ay oluyor"
"Başınız sağ olsun, Allah rahmet eylesin" diyebiliyorum sadece.Tüm taziye cümlelerim bu kadarcık teyzeye..
Bir elinde çanta, bir elinde mendili yaşlı gözlerini siliyor teyze..Anlatıyor,anlatıyor..,ağlıyor..Telefonu çalıyor; oğlu arayan.Apartman kapısı açılıyor, yönetici ve eşi çıkıyor dışarıya.Gülümseyerek bana bakıyorlar..Teyze onlara sırtını dönüyor.Telefonu kapatıp söylene söylene çantasından para kesesini çıkarıyor.
"Al bunu al, onlara ver,ben konuşmuyorum onlarla, bu ayın aidatı."
Elimde yüz lira, bahçe kapısına doğru adım atıyorum tereddütle.Sonra geri iki adım.Yönetici ve eşi taksiye binip uzaklaşıyorlar çoktan.Teyze, ağlamaklı yüzünde öfkeyle ;
"tamam dur sen , ben komşuyla gönderirim yarın" diyerek parayı geri alıyor elimden.
"toprağı bol olsun amcanın.."
Teselli cümleleri ararken, teyze oğlunun arabasına binip torunlarına sarılıyor gözlerini silerek.
Beş litrelik damacana en ağır haliyle mıhlıyor beni bahçe kapısına.Bahçede sandalım olsa keşke diye düşünüyorum bir an; kürek çekebilsem maviliklere..
Apartmana giriyorum nihayet.Karşımda bir karanlık, otomat yanmıyor, asansör çalışmıyor.Tırmanma şeridi dört kat,damacana beş bin litre..
Merdivendeyken deprem olmamasını umuyorum;yarına Allah kerim diyerek.
28 Ocak 2020 Salı
11 Ocak 2020 Cumartesi
Hello Weekend
-Yoksa siz kaosla mı besleniyorsunuz Jeliza Hanım?
Soru haline gelmiş; aslında bir sonuç olduğu besbelli bu cümleyi daha ne kadar aklımda tutabilirdim..Zihnimin notlarından çıkarıp bir yerlere sabitlemeliydim. Ancak bugüne nasipmiş.
Cümlenin yarattığı kelebek etkisini daha sonra analiz ederiz;şimdilik yukarıda dursun varsın. Jesuispapillon'un akıllı tespitleri sanırım bundan sonrası için de hep dikkatimde olacak.
Bir zamanlar ayağına dolaştığını düşündüğün yeni neslin, hayat akışını ve bakışını nasıl değiştirdiğine oturup bakma zamanı şimdi.Belki bir cümle,bir soru, bir tebessüm...Belki de bir Cumartesi gecesi en sevdiğin şehirde dinlettiği bir gitar sesi.Eskilerden sana hatırlattığı bir blues parçası ve o yaşlardan gelen anıların..
Yeni nesil,boğazına kadar seni sardığı, güven verdiği ve sana hayatında eşlik edebildiğine memnun hallerde dolanıp duruyor.Bundan gurur duyup,sana kol kanat gerebiliyor hatta.Yaş alarak olgunlaştığını ama bir yandan da yaşlanmaya yüz tuttuğunu farketmek böyle bir şey..Vakti geldiğinde ektiğini biçebilmek.
Akranlarım mı, onlar sanırım diğer paralel evrenlerin birinde çocuklarının lise mezuniyetlerini falan kutluyorlar..Evet, aile olmak güzel-dir diye düşünülebilir bu durumda..
-Çok dizi-film falan izliyorsunuz ya Jeliza Hanım o yüzden olabilir mi bu gerçeklerin dayanılmaz hale gelmesi?
Bu soru da buraya not düşülmeliydi Ayşecik, vakti gelmişti.
En son "Atiye" faciasından sonra bir süre dizi serilerine ara vermeyi bile düşündüğüm günlerde geldi bu soru karşıma..Gerçekler hep dayanılmazdı gerçi; klasikleri devirdiğimiz lise yıllarında da , babamız öldüğünde de , kocaman defterlere imza atmaktan korkar hale geldiğimizde de ..Esmer'in karşılaştığı "Batı" rüzgarları estiğinde de..Edip'i konuşturduğumuzda da...Ooo yok o kısmın pek gerçekle ilgisi yoktu evet; "dayanılmaz" ama gerçek ! "inanılmaz" mıydı doğrusu; kim bilir..
"Kim bilir bu gidişin dönüşü olacak mı...." Ne çok soru var aklımızda; yanıtsız..ne çok kargaşa, gürültü..Hepsini bir kenara itip bir şarkı dinlemeli radyodan, plaktan ya da yeni nesil bir internet linkinden.
Günün en dayanılır bir gerçeği belki de, Cumartesi Cumartesiliğini koruyacak tüm bu kaos içinde..Bu cümle de Cemalim'e gelsin "Altın Gün" eşliğinde. 🎶🎶🎶
Soru haline gelmiş; aslında bir sonuç olduğu besbelli bu cümleyi daha ne kadar aklımda tutabilirdim..Zihnimin notlarından çıkarıp bir yerlere sabitlemeliydim. Ancak bugüne nasipmiş.
Cümlenin yarattığı kelebek etkisini daha sonra analiz ederiz;şimdilik yukarıda dursun varsın. Jesuispapillon'un akıllı tespitleri sanırım bundan sonrası için de hep dikkatimde olacak.
Bir zamanlar ayağına dolaştığını düşündüğün yeni neslin, hayat akışını ve bakışını nasıl değiştirdiğine oturup bakma zamanı şimdi.Belki bir cümle,bir soru, bir tebessüm...Belki de bir Cumartesi gecesi en sevdiğin şehirde dinlettiği bir gitar sesi.Eskilerden sana hatırlattığı bir blues parçası ve o yaşlardan gelen anıların..
Yeni nesil,boğazına kadar seni sardığı, güven verdiği ve sana hayatında eşlik edebildiğine memnun hallerde dolanıp duruyor.Bundan gurur duyup,sana kol kanat gerebiliyor hatta.Yaş alarak olgunlaştığını ama bir yandan da yaşlanmaya yüz tuttuğunu farketmek böyle bir şey..Vakti geldiğinde ektiğini biçebilmek.
Akranlarım mı, onlar sanırım diğer paralel evrenlerin birinde çocuklarının lise mezuniyetlerini falan kutluyorlar..Evet, aile olmak güzel-dir diye düşünülebilir bu durumda..
-Çok dizi-film falan izliyorsunuz ya Jeliza Hanım o yüzden olabilir mi bu gerçeklerin dayanılmaz hale gelmesi?
Bu soru da buraya not düşülmeliydi Ayşecik, vakti gelmişti.
En son "Atiye" faciasından sonra bir süre dizi serilerine ara vermeyi bile düşündüğüm günlerde geldi bu soru karşıma..Gerçekler hep dayanılmazdı gerçi; klasikleri devirdiğimiz lise yıllarında da , babamız öldüğünde de , kocaman defterlere imza atmaktan korkar hale geldiğimizde de ..Esmer'in karşılaştığı "Batı" rüzgarları estiğinde de..Edip'i konuşturduğumuzda da...Ooo yok o kısmın pek gerçekle ilgisi yoktu evet; "dayanılmaz" ama gerçek ! "inanılmaz" mıydı doğrusu; kim bilir..
"Kim bilir bu gidişin dönüşü olacak mı...." Ne çok soru var aklımızda; yanıtsız..ne çok kargaşa, gürültü..Hepsini bir kenara itip bir şarkı dinlemeli radyodan, plaktan ya da yeni nesil bir internet linkinden.
Günün en dayanılır bir gerçeği belki de, Cumartesi Cumartesiliğini koruyacak tüm bu kaos içinde..Bu cümle de Cemalim'e gelsin "Altın Gün" eşliğinde. 🎶🎶🎶
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
