13 Ekim 2013 Pazar

bunca lakırdıyı neden yazdıysam...



Cumartesi gecem yok.En son eve girdiğimi anımsıyorum.Gözümü açtığımda derin bir sessizlik vardı sadece.Balkon kapısı açık olmasına rağmen hiç üşümemişim.Akşam yediden sabah yediye kadar aralıksız on iki saat uyumuşum.Alsancak’a giderim,biraz müzik dinler, şehrin ardakalan kalabalığına karışırım diyordum oysa;uyumuş kalmışım.

Serin bir kıyıda kahvaltıdan sonra en sakin haliyle şehrin kalbine indim sabah.Turistler ve ben.İtalyan bir gemi gelmiş sanırım limana, esnaf İtalyanca modunda.Bir güzel, bir akıcı konuşuyorlar!Puf kılıfı aldığım adam, stilden girdi, modadan çıktı; kolye beğenen İtalyan hatuna döktürüyor.Arada da bana dönüp; “sokak dili bizimkisi, ama hayat kurtarıyor görüyorsun abla” diyor.Satışı yapıyor.Fularlar, hediyelik eşyalar…Kaç çeşit dil konuşabiliyorsunuz acaba…Rekor Rumca’da bence; ama çaktırmıyorlar.Agora’ya doğru adım adım deklanşör  çalışıyor.Aradığım deri puf kılıfını bulmanın keyfiyle hanı geziyorum.Amacım kılıf değil; görünce aklıma geliyor.

“İçine elyaf mı doldurmalı?”

"valla ablacım, ne istersen doldur.Bunları öğrenciler de alıyorlar, içine gazete bile dolduranlar var.”
Esnaf İtalyanca’ya devam..Si,si…

Sakinliği şaşırtıyor beni sokakların.Sonra günün Pazar olduğunu anımsıyorum.Cumartesi yok olmuş, uykuda kaybolmuş…Uykum hala gözkapaklarımın üzerinde oturuyor.Açılmak gerek; bir acı kahve?Toprak çocuklarından bir çan beğenip oturuyorum alçacık tabureye.Kahvenin beyne yaptığı shot vuruşlardan sonra açılıyorum biraz daha.Hava sıcakmış, oysa kıyıda üşümüştüm.Zaman ağır akıyor, Pazar’ın sevimsizliği gidiyor mu ne; bu yeni imajı olmalı!Kendini sevdirmeye çalışıyor bana.Henüz 11:30 sularıymış.Olmayan saatime bakmaya çalışınca, zamanın benimle dalga geçtiğini düşünüyorum.İki günlük uyku uyumuşum; haberim yok.Neyse ki başımın ağrısı geçiyor.Çayımı soğutmadan bitirmeli, suyu da ısıtmadan…Sonrası yol beni sevdiğim bir arkadaşın fotoğraf sergisine götürecek.Bir haftadır gitmek için debelendiğim ancak bugüne kısmet…Henüz kısmet olacak mı emin değilim ya..umarım olur.

“Cansu” su şişesi bugünkü modelim.Ön plan flu, arka plan flu..Makineyle çalıştım durdum.Pazarları artık seviyor muyum ne!

İyisi mi şehre yalnızlık çökmeden, gidip göreyim sergiyi, daha da geç kalmadan…Konusu 7 ;hem de en sevdiğim sayı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder