1 Ocak 2014 Çarşamba

Bir Dilek Tuttum Baobab Ağacının Altında

Yazmıştım eskiden, çok eskidendi ; belki  adını unuttuğum günlerden birinde.Sonra yazdığımı da unuttum; ağacı bana anımsatan o fotoğrafı görene dek ; her şeyi unutup en yenisini yazdım.




"Şakacı kahramanlarımı da getirdim yanımda,
  hadi gidelim.
  Upuzun bir sirk otobüsünün
  rengarenk tekerlekleriyle,
  denizlere, göğe,
  ulaşamadığımız ve
  gökyüzü ile birleştiremediğimiz
  uzaklara gidelim..

 şimdi yol zamanı.

Tüm renklerini bulayarak üzerimize,
 ezgileri mırıldanarak kulağımızın arkasından
 alnımdan akan bu yazısız filmi
benimle izle,
gel benimle
bana da anlatarak tüm bu olup bitmeleri..

 Bir deniz fenerinde ışık olmak için
bir akşam mavi bir göğe doğurmak için tüm geceyi,
 sancılarını unutmak için upuzun bir kışın..
Olduğumuz meydana kuralım çadırımızı..

Ne Nisan yağmurları,
 Ne Mayıs sıkıntısı, kucakladığımız mutluluğa sarılalım
 Arda kalanlar toplanır nasıl olsa,
Bir iki elyazması,
kırık satırlı bir kaç şiir;
bir defteri bile dolduramayan..

 // gün yanarken erkenden

*fotograf: Murat Öğünlü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder