Henüz afyonum patlamamışken bana “nasılsın
kızım” dedi bu sabah.
Ne diyeceğimi şaşırdım. Nasıldım acaba; bunu hiç düşünmeden
başlamıştım güne.
Gevrekçi amca beni benden daha mı çok düşünüyordu acaba,
yoksa refleks olarak mı sormuştu bu soruyu.
Gevrek ve tulum peynirini paket yaparken , sorduğu soruya
hala yanıt vermediğimi farkettim. Düşündüm gerçi ;nasıl olduğumu “eh işte”
diyebildim sadece..
“İyi olun evladım,gençsiniz..Bak güzel bir gün başlıyor,
haydi kolay gele !”
Paket elimde gittikçe ağırlaştı. İştahım kaçtı.Sabahın bu
saatinde aklımdaki soru-n-ların hangi birini çözebilirdi ki bu amca…O yaşa
gelince anlayabilirim dedim kendi kendime. Sonra yol boyu ağaçların dalları sallandı.Kargalar gevrek
gevrek gülerek başımın üzerinden uçup gittiler.
Bense midemdeki afyonu patlatmak için
dudağımın kenarından sarkan ipin ucunu çekmekle meşguldüm, amca para üstünü
arkamdan yetiştirmeye çalışırken.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder