25 Nisan 2017 Salı

seni dinleyecek kimse kalmadıysa eğer; yazmalısın Selim gibi ;)

Her akşam kokusuyla beni bahçe kapısında karşılayan Şebboy,

Her Pazar sabahı beni  07:45 otobüsüne uğurlayan siyah,kirli hatta cüzzamlı olduğunu düşündüğüm :) oyunbaz kedi,

O sabah, başını güvenle  dizime yaslamış ve elimin titremesiyle  yanağına sıcak çay damlayan Panço..

Negatif olmasına rağmen çok pozitif sonuçlar doğurduğunu  ancak kan torbasına dolarken farkettiğim kanım..

..Dağın soğuğu hala  ensemizdeyken , kırılan buz gibi kalplerimizi ısıtmaya çalışıyoruz; şaraplar artık sıcak değil. Sahlepler mahlep olmuş çoktan;sahte..Kış gelmiş geçmiş; zalim Nisan üzerimizden geçmekte yağmurlarıyla.Kederli anlarımızda Verlaine ın sevdiği çiçekleri mırıldanıyoruz ya da  dört yanı karayla çevrilmiş şu ufacık denizden medet umuyoruz ; teknemizi rüzgara çevirip pupa yelken.

.. en çok özlediğim iyot kokusu..ve "bu kente yalnızlık çöktüğü zaman " diyebilen notalar..Nereye kadar soluğum yeter bilmiyorum; buraya kadar nasıl geldim çok da hatırımda değil.Kafam rahat;sormadıkları sürece bana gözlerimdeki bulutları..

Şimdi beyne oksijen alma zamanı; zira hücreler, zerreler yaşamalı..

..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder