Her akşam kokusuyla beni bahçe kapısında karşılayan Şebboy,
Her Pazar sabahı beni 07:45 otobüsüne uğurlayan siyah,kirli hatta cüzzamlı olduğunu düşündüğüm :) oyunbaz kedi,
O sabah, başını güvenle dizime yaslamış ve elimin titremesiyle yanağına sıcak çay damlayan Panço..
Negatif olmasına rağmen çok pozitif sonuçlar doğurduğunu ancak kan torbasına dolarken farkettiğim kanım..
..Dağın soğuğu hala ensemizdeyken , kırılan buz gibi kalplerimizi ısıtmaya çalışıyoruz; şaraplar artık sıcak değil. Sahlepler mahlep olmuş çoktan;sahte..Kış gelmiş geçmiş; zalim Nisan üzerimizden geçmekte yağmurlarıyla.Kederli anlarımızda Verlaine ın sevdiği çiçekleri mırıldanıyoruz ya da dört yanı karayla çevrilmiş şu ufacık denizden medet umuyoruz ; teknemizi rüzgara çevirip pupa yelken.
.. en çok özlediğim iyot kokusu..ve "bu kente yalnızlık çöktüğü zaman " diyebilen notalar..Nereye kadar soluğum yeter bilmiyorum; buraya kadar nasıl geldim çok da hatırımda değil.Kafam rahat;sormadıkları sürece bana gözlerimdeki bulutları..
Şimdi beyne oksijen alma zamanı; zira hücreler, zerreler yaşamalı..
..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder