4 Haziran 2013 Salı

Adı üzerinde "eski"


Nihayet üçüncü denememizden sonra geçen Cumartesi akşamı bizim arkadaşlarla buluşup canlı müzik dinlemeye gidebildik.Üç denemede de herkesin bir mazereti ,geçerli bir sebebi vardı haklı olarak..Yaş ilerledikçe zaten,iş-güç,hayat dertleri vs..derken bir bakmışsın eskiden keyif aldığın şeyleri artık her istediğinde yapamıyorsun..Kısıtlı olarak;ara sıra yapabiliyorsun..Zaten insanın da enerjisi kalmıyor eskisi gibi..Saatlerce ,duyma bozukluğuna yol açabilecek bir risk taşıyan mekanlarda oturamıyor..ya da ayakta da duramıyor;yoruluyor insan..Bel ağrıları,şişmiş bacaklarla eve dönülüyor..

Ama geçen Cumartesi akşamı inat ettim.Uzun süredir Cumartesi ütülerinden,DVD-internet-kitap üçlüsünden,erkenden koltukta uyuyup kalma maceralarından sıkıldığımdan muhtemelen;bu canlı performansı izlemek istedim .Dar bir alan,bir müzik grubu,kulağımın pasını silecek  bir repertuvar..ve bira..
Girişteki  bodyli guardın gruptan sadece bana   kimlik sormasıyla ve de o dar alanda oturacak yer bulamamızla başlamıştı enerjimizi orada bırakıp evimize döneceğimiz gecemiz..itirazsız otuz yaş üzeri kimliğimi çıkarıp gösterdim dövmeli,geniş omuzlu bodyguarda..Utandı mı ,hayır,bilakis “ha ha ha !” kahkaları ile arkadaşlar zaten beni orada un ufak etmişlerdi..Başıma her zaman gelen bir şey olduğu için bu yaş ve kimlik sorgulaması;onlar da sanki bunu bekliyor gibiydiler apartta..Bu sorgulama  beni onore mi etmeli,yoksa sinir mi etmeliydi  bilemedim.. 'Yaşını göstermiyorsun 'gibi bir avuntuyla mı karşılamalıydım bunu yoksa  ..Artık neyi nasıl karşılamam gerektiğini ben de bilmiyordum..Sahneye dogru bodozlama girdim içeriye bizimkileri beklemeden...

Buraları artık bizlere göre fazla hareketli,halimiz kalmamış  of pof nidaları arasında eğlenmeye çabalıyordum;repertuvarı sıkı olan grubu da beğenmiştim ayrıca..Solist  hatun bir yandan rakısını yudumluyor;bir yandan “budur bunun ilacı” diyordu elinde kadehi bizlere kaldırarak.."Madem ilaçtı da yıllarca içildikçe nasıl eritti bunca insanı?” diyesi geliyor insanın ama,orada söylenir mi bu?..Sahneye iki bira istiyor grup elemanları mikrofondan..Bu isteği duyan  masadaki doktor arkadaş,tüm hafta yaptıgı ameliyatların stresinden ezilmiş halde bağırıyor sahneye dogru; "Görev başında içilir mi ayıp!Bak biz içiyor muyuz?”..Grup elemanları duymasa da bu çığlığı arka masamızdan kahkahalar yükseliyor..Eğlenceye devam..Çok değil,yedi-sekiz yıl önce geldiğimiz mekanlar,aynı kalıpta gençler,müzik grupları.renkler aynı-siyah,gri-..Müziklere bir-iki yeni parça eklenmiş..Ama kendimizi oraya ait hissedemeden eğleniyoruz..Yan masanın;”belli bunlar gençken yaşayamadıklarını şimdi yaşamaya çalışan orta yaş grubu” bakışlarından kurtulmaya çalışıyoruz..Oysa çok değil bizim de geçmişimiz..Beş yıl sonra onlar da bizlerin yoluna girecekler..Pek sallamıyorum bu düşünceleri,aklımdan geçiyor;oysa ben eğlenmeye gelmiştim..Niye ki bunca düşünce..Evet,"shuld I stay shuld I go”..biz kaldık,eğleniyoruz iste..Coşturuyor grup,yan flüt olması güzel grupta,solistin sahnesi de güzel,fonda rakı,kızılından..

Derken arkamdan birisi -dürtüyor mu denir-omzuma dokunuyor..Beyaz saçlı,gözlüklü bir adam.."benim hatun size emanet,ben bir tuvalete gidecegim..” hı?hatun kim,sen kimsin? "Peki” diyorum..Hatun  oturmus arka masanın yanındaki yüksek tabureye sırıtıyor..Hafif bir gülümsemeyle selamlıyorum,arkamı dönüp zıplamaya devam..
“teşekkürler..” geri gelen adamın sesi kulagımın yanından geçiyor bir süre sonra..Adam ısrarlı,bizim ekibe dahil olacaklar..Akran gördü bizi..Yine sırıtıyorum, "rica ederim..”

Sonra biraları geliyor arkadaki çiftin;masamıza konuyor biralar..Bir kaynaşma anı..Ben bir yandan müziği kaçırmamaya çalışırken,bir yandan durmadan konusmaya çalısan çift arkamda..

Bize emanet edilen hatunun sesi çıkıyor bu konusma arasında.. “siz siz olun kırkınızdan sonra facebooka girmeyin..Yirmiüç yıl sonra tekrar buldum başbelamı”..diyor..Facebooka nasıl girdik şimdi ben en son Nirvana  dinliyordum sahnede kızıl hatundan.. "Peki “ diyorum..Zaten ben kırkıma gelene kadar facebook un kapagını kapatıp rafa kaldırırlar çoktan..Off sonra adam başlıyor “ben buldum onu yirmiüç  yıl sonra,girin girin facebook iyidir..”..

Sırıtan bir suratla tamam diyorum abiler,ablalar..gitme vaktidir..Zaten gecenin dibi gelmiş..Rakı sulanmış,bizim bacaklar şişmiş..Neyimize gerek bu yaştan sonra rock barlarda,canlı performanslarda..Otur evinde ütünü yap,Eurovision izle değil mi!..

Kırkımı aşmaktan korktum o gece..yaşlanıp yalnız kalmaktan..Ondört yıl öncemi düşünüp geride bıraktığım sevgililerim var mıydı acaba diye. O iki insan kadar yalnız kalıp;geri dönüp,eskiyi yeni yapar mıyım diye..Kimbilir hikayeleri neydi..Eminim anlatırlardı bize biraz daha kalsaydık orada..Merak etmedim,dinlemek istemedim. Herşey yaşında güzel sanırım..Tadında güzel. "Eski” de kalması güzel belki de..

Adı üzerinde “eski”



//2009



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder