Nihayet üçüncü denememizden sonra geçen Cumartesi akşamı
bizim arkadaşlarla buluşup canlı müzik dinlemeye gidebildik.Üç denemede de
herkesin bir mazereti ,geçerli bir sebebi vardı haklı olarak..Yaş ilerledikçe
zaten,iş-güç,hayat dertleri vs..derken bir bakmışsın eskiden keyif aldığın
şeyleri artık her istediğinde yapamıyorsun..Kısıtlı olarak;ara sıra
yapabiliyorsun..Zaten insanın da enerjisi kalmıyor eskisi gibi..Saatlerce
,duyma bozukluğuna yol açabilecek bir risk taşıyan mekanlarda oturamıyor..ya da
ayakta da duramıyor;yoruluyor insan..Bel ağrıları,şişmiş bacaklarla eve
dönülüyor..
Ama geçen Cumartesi akşamı inat ettim.Uzun süredir Cumartesi
ütülerinden,DVD-internet-kitap üçlüsünden,erkenden koltukta uyuyup kalma
maceralarından sıkıldığımdan muhtemelen;bu canlı performansı izlemek istedim
.Dar bir alan,bir müzik grubu,kulağımın pasını silecek bir repertuvar..ve bira..
Girişteki bodyli
guardın gruptan sadece bana kimlik
sormasıyla ve de o dar alanda oturacak yer bulamamızla başlamıştı enerjimizi
orada bırakıp evimize döneceğimiz gecemiz..itirazsız otuz yaş üzeri kimliğimi
çıkarıp gösterdim dövmeli,geniş omuzlu bodyguarda..Utandı mı ,hayır,bilakis “ha
ha ha !” kahkaları ile arkadaşlar zaten beni orada un ufak etmişlerdi..Başıma
her zaman gelen bir şey olduğu için bu yaş ve kimlik sorgulaması;onlar da sanki
bunu bekliyor gibiydiler apartta..Bu sorgulama beni onore mi etmeli,yoksa sinir mi etmeliydi bilemedim.. 'Yaşını göstermiyorsun 'gibi bir
avuntuyla mı karşılamalıydım bunu yoksa ..Artık
neyi nasıl karşılamam gerektiğini ben de bilmiyordum..Sahneye dogru bodozlama
girdim içeriye bizimkileri beklemeden...
Buraları artık bizlere göre fazla hareketli,halimiz kalmamış of pof nidaları arasında eğlenmeye
çabalıyordum;repertuvarı sıkı olan grubu da beğenmiştim ayrıca..Solist hatun bir yandan rakısını yudumluyor;bir
yandan “budur bunun ilacı” diyordu elinde kadehi bizlere kaldırarak.."Madem
ilaçtı da yıllarca içildikçe nasıl eritti bunca insanı?” diyesi geliyor insanın
ama,orada söylenir mi bu?..Sahneye iki bira istiyor grup elemanları
mikrofondan..Bu isteği duyan masadaki
doktor arkadaş,tüm hafta yaptıgı ameliyatların stresinden ezilmiş halde
bağırıyor sahneye dogru; "Görev başında içilir mi ayıp!Bak biz içiyor
muyuz?”..Grup elemanları duymasa da bu çığlığı arka masamızdan kahkahalar
yükseliyor..Eğlenceye devam..Çok değil,yedi-sekiz yıl önce geldiğimiz mekanlar,aynı
kalıpta gençler,müzik grupları.renkler aynı-siyah,gri-..Müziklere bir-iki yeni
parça eklenmiş..Ama kendimizi oraya ait hissedemeden eğleniyoruz..Yan
masanın;”belli bunlar gençken yaşayamadıklarını şimdi yaşamaya çalışan orta yaş
grubu” bakışlarından kurtulmaya çalışıyoruz..Oysa çok değil bizim de
geçmişimiz..Beş yıl sonra onlar da bizlerin yoluna girecekler..Pek sallamıyorum
bu düşünceleri,aklımdan geçiyor;oysa ben eğlenmeye gelmiştim..Niye ki bunca
düşünce..Evet,"shuld I stay shuld I go”..biz kaldık,eğleniyoruz
iste..Coşturuyor grup,yan flüt olması güzel grupta,solistin sahnesi de
güzel,fonda rakı,kızılından..
Derken arkamdan birisi -dürtüyor mu denir-omzuma dokunuyor..Beyaz
saçlı,gözlüklü bir adam.."benim hatun size emanet,ben bir tuvalete gidecegim..”
hı?hatun kim,sen kimsin? "Peki” diyorum..Hatun
oturmus arka masanın yanındaki yüksek tabureye sırıtıyor..Hafif bir
gülümsemeyle selamlıyorum,arkamı dönüp zıplamaya devam..
“teşekkürler..” geri gelen adamın sesi kulagımın yanından
geçiyor bir süre sonra..Adam ısrarlı,bizim ekibe dahil olacaklar..Akran gördü
bizi..Yine sırıtıyorum, "rica ederim..”
Sonra biraları geliyor arkadaki çiftin;masamıza konuyor
biralar..Bir kaynaşma anı..Ben bir yandan müziği kaçırmamaya çalışırken,bir
yandan durmadan konusmaya çalısan çift arkamda..
Bize emanet edilen hatunun sesi çıkıyor bu konusma
arasında.. “siz siz olun kırkınızdan sonra facebooka girmeyin..Yirmiüç yıl sonra
tekrar buldum başbelamı”..diyor..Facebooka nasıl girdik şimdi ben en son
Nirvana dinliyordum sahnede kızıl
hatundan.. "Peki “ diyorum..Zaten ben kırkıma gelene kadar facebook un kapagını
kapatıp rafa kaldırırlar çoktan..Off sonra adam başlıyor “ben buldum onu yirmiüç yıl
sonra,girin girin facebook iyidir..”..
Sırıtan bir suratla tamam diyorum abiler,ablalar..gitme
vaktidir..Zaten gecenin dibi gelmiş..Rakı sulanmış,bizim bacaklar
şişmiş..Neyimize gerek bu yaştan sonra rock barlarda,canlı performanslarda..Otur
evinde ütünü yap,Eurovision izle değil mi!..
Kırkımı aşmaktan korktum o gece..yaşlanıp yalnız
kalmaktan..Ondört yıl öncemi düşünüp geride bıraktığım sevgililerim var mıydı acaba
diye. O iki insan kadar yalnız kalıp;geri dönüp,eskiyi yeni yapar mıyım
diye..Kimbilir hikayeleri neydi..Eminim anlatırlardı bize biraz daha kalsaydık
orada..Merak etmedim,dinlemek istemedim. Herşey yaşında güzel sanırım..Tadında
güzel. "Eski” de kalması güzel belki de..
Adı üzerinde “eski”
//2009

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder