4 Haziran 2013 Salı

Günaydın Lordum


...sonra kedi, yavrularını tek tek taşıdı hazırladığım yuvaya. Dört  yavruyu tek tek, on beş dakikalık aralarla yuvaya taşıdı. Her birinin güvende olduğunu kontrol ederek ve gözlerime bakarak; “evet sana güveniyorum” der gibiydi..Dört yavru yuvaya güven içinde yerleşmişti o sabah..

-Siz yazar mısınız hanfendi ?

- hayır, değilim..

Günlerdir takipte olan garson sonunda beni bahçenin en uzak masasında kıstırmış, o  soruyu sormuştu bir cesaretle. "Yazar mısınız ?” .Yazarım;çok güzel kurgular, hayallerimi çok güzel okuturum istesem..Ama yapmıyorum.Şu elimdeki küçük not defterine kim bilir neler yazıyorum değil mi?Asla kimsenin okuyamayacağı  ve sizin hep merak edeceğiniz şeyler garson bey.Hakkımda bileceğiniz tek şey ; sabahları bir poğaça ve iki bardak şekersiz çay  ile kahvaltı yaptığım olacak..
Aslında, anlatsam garsona; öykümü,içimdekileri,dört yıl önceki  kediyi,dün geceyi,Lordumu,şatosunu..İçimdekileri şuracıkta döküversem..Orucu bozulur mu_Sorduğuna pişman olur mu; yazar mıyım,yazmaz mıyım ..Bilmem ki ; denemeden  bilinmez..

En azından o, cesaret gösterip bana sordu ; merak, kötü bir şey mi,iyi mi bilmiyorum bazen.Ama bu masumca bir merakın sonucu bile olsa; sorgulanmayı sevmiyorum..
.
.Poğaçanın iç kısmındaki kaşar peyniri kediyle paylaşıldı.Zaten kediyi de o yüzden anlatmaya başlamıştım size; gözlerime  bakan genç kedi yüzünden..

Ona da başka bir sabah devam ederim Lordum..Pelerinime sarındım şimdi; birazdan karşıdaki tepenin yamacından uygun bir rüzgar bulunca kendimi bırakacağım size doğru.Birkaç güne kalmaz yanınızda olurum;zira uzun bir yolculuk olacak Kuzey rüzgarlarının peşi sıra.

Perdelerinizi açıyorum ; siz de uyanın artık Lordum.Bakın herkes günü karşılıyor bir şekilde;
Günaydın kedi,

Günaydın  bay garson

...günaydın Lordum ..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder