İlhamiyi daha çoook beklersin yazmak için; şöyle beş yıla
kadar iki satır belki. Geldi Eylül, serinledi bile hava. Artık balkonda bile
oturmuyorsun bakıyorum da. Serin geldi içeriye kaçtın değil mi, üşüdün. Bu
mevsimde, bu iklimde üşünür mü hiç…İçin geçmiş senin canım. Sen otur bekle
bakalım; zaman geçsin, kış gelsin, yaz ötelensin, hep baharlar olsun…İlkiydi,
sonuydu derken bir bakmışsın ömrün yarılanmış.Sen hala konuş dur vır vır.Kim
susturacak seni, ya kim dinleyecek.Belki dallarını uzatan dut ağacı, belki olgunlaşıp kendini
dalından yere atan incir belki de hiç kimse…Kendin bile.O kadar çok düşündün, o
kadar çok kendi kendine konuştun ki; bak iç sesin olarak ben kontrolü ele aldım
cümleler kuruyorum.Mekanik değilim, gayet içten ve ciddi konuşuyorum seninle.Beni
dinlemelisin.Şimdiye kadar dinleyip de
neler olmadığı konusunda haklı olabilirsin ama olsun.Artık daha olgunsun, birlikte
olgunlaştık hatta konuşa konuşa, daha öngörülüsün ve daha çok seviyorsun. Sevmeyi
öğreniyorsun her yeni güne sevgi kelebeği olarak başlıyorsun o koza bozması
evinden çıkıp. Elinde makinenle utanıp sıkılarak, mümkünse alacakaranlıkta insanların
fotoğraflarını çekiyorsun. Belki birazcık daha mutlu olabilmeyi umuyorsun.Pahalı
bir oyuncak gibi, boynuna her asışında içinin kıyıldığı, dokunmaya korkarak,
kimseye göstermeden hatta varlığından utanıp sıkılarak basıyorsun deklanşöre. Ne
var; bir vizör ve bir yığın hayat önünde
akıp giden…Bilmediğin ve hiiiç merak etmediğin bir dolu hayat.Ama yine de yine
de -artık -kimseye güvenmiyorsun.
Çık balkona yahu, daraldı için biliyorum neden zorluyorsun
ki kendini bırak…Rahatla.İçinden geldiği gibi davrandın işte ne var bunda. Serinde
üşür insan, sıcaksa terler, yorulursa uyur…Sevinirse, üzülürse,severse yapar
bir şeyler işte…Hayat bu, kalır da gider de.ve sen kimin giden kimin kalan
olduğunu hala anlayamamanın verdiği şapşallıkla öylece baka kalırsın kapı
eşiğinde. Elinde kurumuş çiçeğin, dudağının kenarında minik bir gülümsemeyle,
senin ilhaminin bile yanından geçmeye
korktuğu biri haline gelirsin zamanla…”Aman abi yanına uğrarsam şimdi kim bilir
neler yazacak, başladı mı susmaz bilirsin!”
"Aşk bu değil,aşk…” Rüştü Şardağ’ın yalancısı Birsen Tezer öyle diyor fonda… peki ya nasıl?
"Aşk bu değil,aşk…” Rüştü Şardağ’ın yalancısı Birsen Tezer öyle diyor fonda… peki ya nasıl?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder