5 Eylül 2013 Perşembe

züğürt tesellisi haller



Karşı inşaatın sıvaları bitmek üzere.Sabah sekizde başlıyor; tak tuk tak tuk…Her katta üçer bölme, her bölmede işçiler.Seslerini çıkarmadan çalışıyorlar.Tek sesi çıkan, fonda yükselen ve bir teselli isteyen Orhan Baba.Uzun süredir duymadığım bu şarkı, beni kim bilir hangi anıya götürüyor bir an. Bu şarkıyla nasıl bir anım olabilir ki demem, diyemem. Beş yaşımın uykulu yılları. L tipi salonumuzun l kısmında plakçalarda Ruhi Su ya da Fausto Papettilerden bilmem kaçıncısı dönüyor.Bazen de Orhan Baba’nın plağı…Salonun diğer kısmında, kanepede uyumaya çalışıyorum.Odamda uyumaya korkuyorum;ev çok büyük; ben küçücük…Üçlü kanepe, yorgunluktan sızıp kaldığım son yer oluyor gün bitmeden.Gece ondan önce uyumalı çocuklar!Uykusuz kalmamalılar, büyüyünce o günlerini arayacaklar!Uyumaya çalışırken “annem beni yetiştirdi…” … hayal meyal aklımda o salon, 6.doğum günüm, oyuncak çiftliğim,..inekler,çitler,evler…

Çiçekleri sularken kulağıma gelen, işçilerin sessizce dinledikleri şarkıyı mırıldanıyorum.Dudağımın kenarında minik bir gülümseme beliriyor…İnşaat bitecek,işçiler gidecek,yeni binalar yapılacak…parklar,bahçeler kalmayacak bir gün.Biliyorum; doğa bir gün intikamını alacak!Ama ben göremem o başka.Zaten benimle arası iyidir;bana kin gütmez umarım!Balkonumun  gözdesi mor çiçeği özenle yerine yerleştiriyorum.Adını bile bilmiyorum oysa…Belediyenin refüjlere grup halinde diktiği çiçeklerden biri.Tek başınayken adı nedir acaba?Bulup bir çiçekçi sormalı, tanışmalı çiçekle.

Bir tabaka demir düştü 1.kattan.İşçiler panikle aşağı indiler.Yaralanan var mı ?Yok şükür!Dalmış gitmişim ’80 yılına, plaklara, salona…fısır fısır konuşmalar kulağımda, uykumun arasında.O zamanlardan mı kaldı bilmem  bendeki kanepe sevdası.Kim bilir…Ah, bir de Kimbiliiiir vardı evet kulağıma geldi şimdi Kiboş’un o oktavlı sesi…
Korkarım ocaktaki fasulye yanmak üzere.Müdahale etmeli geç olmadan.Balkon o kadar serin ki; ocaktaki yemeği bile gözüm görmüyor.Usul usul, Eylül rüzgarı.Akşamüzeri sahile inmeli.Bir iki fotoğraf belki…Bakalım.

Bu inşaat bitse…Çekiç seslerinin yerini çocuk sesleri alacak; kavga eden eşler, ağlayan bebekler,camdan sarkan sepetler…Kurumaya çalışan biberleri de unutmamalı!

“İnşaat “  diye bir film vardı.Ne güzeldi!Bulup tekrar izlemeli, karşı inşaat bitmeden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder