Karşı inşaatın sıvaları bitmek üzere.Sabah sekizde başlıyor;
tak tuk tak tuk…Her katta üçer bölme, her bölmede işçiler.Seslerini çıkarmadan
çalışıyorlar.Tek sesi çıkan, fonda yükselen ve bir teselli isteyen Orhan Baba.Uzun süredir duymadığım bu şarkı,
beni kim bilir hangi anıya götürüyor bir an. Bu şarkıyla nasıl bir anım
olabilir ki demem, diyemem. Beş yaşımın uykulu yılları. L tipi salonumuzun l
kısmında plakçalarda Ruhi Su ya da Fausto Papettilerden bilmem kaçıncısı
dönüyor.Bazen de Orhan Baba’nın plağı…Salonun diğer kısmında, kanepede uyumaya
çalışıyorum.Odamda uyumaya korkuyorum;ev çok büyük; ben küçücük…Üçlü kanepe,
yorgunluktan sızıp kaldığım son yer oluyor gün bitmeden.Gece ondan önce uyumalı
çocuklar!Uykusuz kalmamalılar, büyüyünce o günlerini arayacaklar!Uyumaya
çalışırken “annem beni yetiştirdi…” … hayal meyal aklımda o salon, 6.doğum
günüm, oyuncak çiftliğim,..inekler,çitler,evler…
Çiçekleri sularken kulağıma gelen, işçilerin sessizce
dinledikleri şarkıyı mırıldanıyorum.Dudağımın kenarında minik bir gülümseme
beliriyor…İnşaat bitecek,işçiler gidecek,yeni binalar yapılacak…parklar,bahçeler
kalmayacak bir gün.Biliyorum; doğa bir gün intikamını alacak!Ama ben göremem o
başka.Zaten benimle arası iyidir;bana kin gütmez umarım!Balkonumun gözdesi
mor çiçeği özenle yerine yerleştiriyorum.Adını bile bilmiyorum oysa…Belediyenin
refüjlere grup halinde diktiği çiçeklerden biri.Tek başınayken adı nedir
acaba?Bulup bir çiçekçi sormalı, tanışmalı çiçekle.
Bir tabaka demir düştü 1.kattan.İşçiler panikle aşağı
indiler.Yaralanan var mı ?Yok şükür!Dalmış gitmişim ’80 yılına, plaklara,
salona…fısır fısır konuşmalar kulağımda, uykumun arasında.O zamanlardan mı
kaldı bilmem bendeki kanepe sevdası.Kim
bilir…Ah, bir de Kimbiliiiir vardı evet kulağıma geldi şimdi Kiboş’un o oktavlı
sesi…
Korkarım ocaktaki fasulye yanmak üzere.Müdahale etmeli geç
olmadan.Balkon o kadar serin ki; ocaktaki yemeği bile gözüm görmüyor.Usul usul,
Eylül rüzgarı.Akşamüzeri sahile inmeli.Bir iki fotoğraf belki…Bakalım.
Bu inşaat bitse…Çekiç seslerinin yerini çocuk sesleri
alacak; kavga eden eşler, ağlayan bebekler,camdan sarkan sepetler…Kurumaya
çalışan biberleri de unutmamalı!
“İnşaat “ diye bir
film vardı.Ne güzeldi!Bulup tekrar izlemeli, karşı inşaat bitmeden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder