21 Ekim 2013 Pazartesi

“Fuck” ların gürültüsü



İçimde kemirgenler dolaşırken;ben hala yüzüne bakıp gülümseyebiliyorum..İçime bakmadan;sana içimi göstermeden..Binlerce fak kurdum içimdeki her bir kemirgen için;ucunda peyniriyle kapanmayı bekleyen bir sürü kapan..Av mevsimi çoktan geçti,içimdeki sular bile çürüdü..Binlerce kemirgen;dolanıyor içimde ,tilki misali kuyrukları birbirine değmeden..

ve sen bunların farkında olmadan her gün boyunca ve bitiminde bana enerji veriyorsun;soluksuz kaldıgım anları kurtarıyorsun..Cankurtaran misali ..Farkında mısın;gözlerindeki ışıltıyı avlamaya çalışıyorum nicedir,içimdeki kapanları bahane ederek..Sadece senin ışıltının olmasını istediğimden belki;belki yalnızlığımın kıskançlığıdır tüm bunlar..Sen gelince yalnız olmadıgını anlayan yalnızlığımın.Tüm işkence kapılarını kapattım yüzüne çünkü onun;artık çıkışı yok.Seninle vakit geçirecek;benimle eğlenecek..Eğlenmenin işkencesini hissediyor tüm kalabalıklığıyla içinde..Şimdi o çok mutsuz.Kendi olmaktan çıktı artık;o bir yalnızlık değil..

O bir kalabalık..Gürültü,şamata,müzik,pembe kıyafetler,mavi tütüler içinde dansedip zıplayan,mini etekleriyle uzun bacaklarını sergileyen,yeni yetme serserilerin kalp çarpıntısı artık o..Denize dökülen gürültüsüne aldırmadan;çevreye dağıttığı sözde mutlulukların hesabı kendisine sorulmadan..
Cızırtılarını hoş karşılıyorum artık çatlak sesinin.Dikkatimi dağıtıp;tutunmamı engellediği tüm dalları kesmiş olsa da ;filizlenen her yeni günüm için çaba harcıyorum artık..
Öldürdüm onu;faklarımın kapıları kapandı bir bir;şak! şak! alkış koptu içimde;binlerce kemirgeni hapsettim daha da derinlere..

Şimdi onları açık sulara bırakıp kurtulmak gerek içimdeki yaralardan..

Onu da ben yaparım;dokunuşlarının sihirinde deva bulacagımı bildiğim o düş ülkemde..



Eski bir tarih// hatırlamıyorum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder