“geçen sene bu zamanlar “ dediğinizde artık; sakin, huzurlu ve anımsamaya
korkmayacağınız günler geldiğinde
aklınıza; tamam diyorsunuz; döngü tamamlandı.
Döne döne geçen yarım bir sonbahar, ardından gelen kış; bu seferki daha hafif, eğlenceli, zaman
zaman ağır depresif ama en güzeli karsız, buzsuz bir kış.. Nisan’ın zalimliği ardından işte hep
sürprizlerle dolu Haziran ve sıfırlanan geri sayım… Yeni olan her şey şimdi
başlıyor; bunlar ısınma turlarıydı dediğin anda alışman gereken bir çok değişim
gelmiş dayanmış kapına haberin yok. Kapının çalınmasıyla irkildiğinde
anlayacaksın belki bu değişimlerin önemini . Umarım geç kalmazsın.
Şimdi, sıcak ve atıl bir yaz geçmekte üzerimizden. Serin
köşelerde “yaz aslında yokmuş, hava sıcak değilmiş, bunların
hepsi Matrix miş” gibi yapıp zamanın geçmesini, Eylül’ün ve insanların şehre
geri gelmesini bekliyorsun. Halbuki farkında değilsin ilgi ve şefkatten çok,
suya ihtiyacı olduğunun arka balkondaki kel sardunyanın…Toparlanması gereken
çalışma masanın, okunması gereken kitaplarının, ara sokakta sana eşlik eden
siyah yavru kedinin, döne döne plak
çalarda şarkı söyleyen Sting’in ; sana
ihtiyaçları olduğunun…Tamam kabul, Sting burada abartı oldu ama olsun; seviyorum
adamın sesini J
Al makineni atla git bakalım demiryolları seni nereye
götürecek; bir Pazar günü olabilir sabah erkenden. Serinliğin fotoğrafını
çekebilirsin belki; belki Pazar sabahı erken ya da geç kalkmanın kendi iradende olduğunu görüp iyi hissedersin kendini kim bilir. Ama
önce artık bu döngünün tamamlandığını, değişimlerin başlayacağını bir kez daha
durup düşünmen gerek vizöründen bakarak,
kafayı serinleterek, çemberi ortasından kesip doğru haline getirerek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder