Giriş kapısı tüm ağırlığıyla kapandı üzerime.Zaten zar zor açmıştım son enerjimle.Postacının kapının altından attığı zarfları alıp panoya raptiyeledikten sonra otomatın yanmasını bekledim.Öylece durdum; oysa hareket etmeliydim ki lambadaki sensör beni farkedip yansın.O sessiz, ben hareketsiz..kaldık öylece bir kaç dakika karanlıkta.Gözlerimi kapatıp, üç kat yukarıya ışınlanmayı hayal ettim o an."Doğru ya hala ışınlanmayı bulamadılar değil mi " -henüz değil, hala- diye düşündüğüm anda gözlerimi açtım.Önce başımı sağa sola sallayıp, sol kolumu havaya kaldırdım.Nihayet sensör beni görecek ve lambaya "yan" komutunu verecekti.Bilmiyorum elektronik akışı böyle midir, sırası, işleyişi ama , kafamı oynatmasaydım daha çook bekleyecektim o karanlıkta.
Adım adım..Her şey adım adım ilerliyor yaşamda.Önce küçük, sonra emin ve sık adımlarla ilerliyor insan.Bir süredir böyle yol almayı ilke edindiğim ve çoğu zaman da tartıştığım kendimle , sanırım yine oturup bir masa başında sayfalarca yazıp tartışacağız.Bu seferki oldukça zorlu geçeceğe benzer ; zira alınacak çok fazla karar ve atılacak adım var önümde bekleyen.
bunlardan ilki yukarıya dogru yükselen üç kat merdiven.Her on iki merdivenden sonra lamba sönecek ve ben yine refleks olarak önce başımı, sonra kollarımı sağa sola sallayacağım sensöre selam verir gibi..iki ya da üç kezden sonra evimin kapısını açıyor olacağım.
önce yeni ama kararlı adımları atmalı; sonrasına bakacağız ışık sönene kadar.Nasılsa hala hareket ettirebildiğim bir başım var.
bir süredir uzak kaldığım Kieslowski üzerine düşünme zamanı şimdi.Basamakları çıkarken aklıma geldi neden bilmem.Çantamda kapladığı yerden belki bir an önce okuyup bitirme, içime sindirme isteği belki bilmiyorum.Bildiğim tek şey erken öldüğü...
Anahtar üst kilitte boş döndü yine bir kez.Bir gün bu kilit kilitlenip kalacak öyle; gece gece çilingir çağıracağım yine..Korkuyor muyum bu durumdan , hayır tabii ki..Korktuğum ne az şey var artık hayret..Kayıplar, gidenler, gelmeyenler..Ardından gözyaşı dökülenler, sıkmaktan diş etleri acıyanlar ..ne bileyim; gecenin bu saatinde adeta dans ederek çıkmak zorunda kaldığım üç kat sonrası kendimi yatagıma atmanın huzuru içinde kurulan cümleler..ve neresinden tutup da bitireceğimi bilemediğim zırva bir blog sayfası..
akıl sağlığımız korunsun, otomatlar daha uzun süreli yansın..başka da bir temennim yoktur hayattan.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder