bir bakmışsınız ki bugün Pazar..Tek bir gün bırakılmış size soluk almanız
için.Gerçekten bir gökyüzünün olduğunu anlamanız ve yıldızları tek tek sayabilmek
için gece olmasını beklemeniz.Pazar gecesi; travmalarla dolu, üzerine milyon tane
cümle kurabileceğiniz, yeri geldiğinde bildiğiniz tüm küfürleri sıralayabileceğiniz o
sevimsiz gece…Olmasa bile burnunuza kadar gelen ütülenmiş gömlek kokusu…kolalı önlük yakasının boğazınızda bıraktığı kesik izleri...sobanın
gürleyip, ateşini üzerinize savurarak sizi ısıtmak isteme çabaları banyo
sonrası..Ilık sütle gelen uykunun ağırlığı ve bir açmışsınız ki gözlerinizi sabah
olmuş…Koşturmaca,haftanın ilk günü sendromu ve çıkışı göremeden önünüze yığılan
işler…
……………dışarıda kuyruk titreten bir soğuk .
…İnsan Pazar günleri tüm kötü şeyleri yapabilir gibi geliyor bana.Tüm suçları
işleyebilir, cinnet geçirebilir, en sevdiği insanı bile kırabilir, boşanabilir,evlenebilir, aşık
olabilir, birisini dövebilir, her şeyi bırakıp uzaklara kaçabilir, o soguk kumsalda sırt üstü
yatıp yıldızları sayacağım diye uğraşabilir..bilir; ..bilir,…bilir…hele ki 17:00-21:00 arası en depresif halleriyle ertesi gün başlayacak
yepyeni bir haftayı ve bir çuval inciri berbat edebilir..
Bir çuval incir ; hatırı sayılır bir şey; önemli…kolay
bulunmuyor ve inanın ki önünüzde başka bir gün dursa o çuval hiç de berbat etmek
istemezsiniz..
Bugün fotoğraf çekmek için evden çıkmamanın sonucu bu yazdıklarım.Oysa çıkacak bir iki deklanşör
sesi iyi gelecekti biliyorum.Başka bir Pazar'a diyelim; kısmet , sıcak iki dost
sohbeti, bir iki fincan çay eşliğinde lila rengi bir akşammış bu Pazar…
Ertelenen
kadrajların daha da sadeleşerek, ışığını bulması umuduyla bir Pazar daha bitsin bakalım.Kahvemizi içer; kadife sesli şarkıcılardan dinleriz dünyanın
ne kadar şahane olduğunu, bize kalan çocukluk hayallerimizle..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder