4 Ocak 2015 Pazar

beyniniz yarının Pazartesi olduğunu reddederken ...



bir bakmışsınız ki bugün Pazar..Tek bir gün bırakılmış size soluk almanız için.Gerçekten bir gökyüzünün olduğunu anlamanız ve yıldızları tek tek sayabilmek için gece olmasını beklemeniz.Pazar gecesi; travmalarla dolu, üzerine milyon tane cümle kurabileceğiniz, yeri geldiğinde bildiğiniz tüm küfürleri sıralayabileceğiniz o sevimsiz gece…Olmasa bile burnunuza kadar gelen ütülenmiş gömlek kokusu…kolalı  önlük yakasının  boğazınızda bıraktığı kesik izleri...sobanın gürleyip, ateşini üzerinize savurarak sizi ısıtmak isteme çabaları banyo sonrası..Ilık sütle gelen uykunun ağırlığı ve bir açmışsınız ki gözlerinizi sabah olmuş…Koşturmaca,haftanın ilk günü sendromu ve çıkışı göremeden önünüze yığılan işler…

……………dışarıda kuyruk titreten bir soğuk .

…İnsan Pazar günleri tüm kötü şeyleri  yapabilir gibi geliyor bana.Tüm suçları işleyebilir, cinnet geçirebilir, en sevdiği insanı bile kırabilir, boşanabilir,evlenebilir, aşık olabilir, birisini dövebilir, her şeyi bırakıp uzaklara kaçabilir, o soguk kumsalda sırt üstü yatıp yıldızları sayacağım diye uğraşabilir..bilir; ..bilir,…bilir…hele ki  17:00-21:00 arası  en depresif halleriyle ertesi gün başlayacak yepyeni bir haftayı ve bir çuval inciri berbat edebilir..

Bir çuval incir ; hatırı sayılır bir şey; önemli…kolay bulunmuyor ve inanın ki önünüzde başka bir gün dursa o çuval hiç de berbat etmek istemezsiniz..


Bugün fotoğraf çekmek için evden çıkmamanın sonucu  bu yazdıklarım.Oysa çıkacak bir iki deklanşör sesi iyi gelecekti biliyorum.Başka bir Pazar'a diyelim; kısmet , sıcak iki dost sohbeti, bir iki fincan çay eşliğinde lila rengi bir akşammış bu Pazar…

Ertelenen   kadrajların daha da sadeleşerek, ışığını bulması umuduyla bir Pazar  daha bitsin bakalım.Kahvemizi  içer;  kadife sesli şarkıcılardan dinleriz dünyanın ne kadar şahane olduğunu, bize kalan çocukluk hayallerimizle..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder