22 Kasım 2015 Pazar

Bende tarçın sende Ihlamur kokusu, az mı dolaştık başkentin sokaklarında ...

Yılları adımlayıp geçtim Kızılay'dan Tunalı'ya doğru.Sonbahar , hakkını veriyordu caddelerdeki sapsarı yapraklarıyla.Adliye'den Ulus'a doğru yürüyemedim belki ; Barış Bıçakçı'ya eşlik edip ama kısa da olsa  o adımları atmak iyi geldi; içimi ısıttı..Kabanımı,buzda kaymayan botlarımı, sıcak şaraplarımı, Sıhhıye'de beklediğim kampüs servislerini..En çok da bere ve atkımı..Özlemişim.Sokaklar aynıydı, ana caddelerde biraz daha fazla araç, biraz daha fazla kırmızı ışık.Startı bekleyen gergin sürücüler..Umurumda değildi.Yürüdüm..

.. hiç bir şey düşünmeden, hiç bir sorgulama yapmadan, adımlarımın tadını çıkardım.Ağaçlardan yağmur damlaları gibi süzülen yaprakları, o tuhaf sonbahar renklerini,şehrin keşmekeşliğini, yıllar gittikçe ne kadar kötüye doğru gittiğini..vs..vs..durup izledim.Her kestirme yolu, her parkı, her bankı aynıydı, aynı ses tonuyla ama biraz daha yorgun seslendi bana;

"ben seni hiç unutmadım.."

Ayrılıklar nerede başlar?

Sıkıldığınızda  sevdiğinizden; "hadi benden bu kadar" diyerek önünüzdeki-en az-otuz yılı geçirebileceğiniz başka saç renkleri mi ararsınız.

Verilmiş tüm sözlerinizi unutup " hadi benden bu kadar " diyerek yine ; istemediğiniz bir hayat yaşadığınıza ancak yedi yıl sonra mı basar kafanız?

İnsan değişir elbet; canı yanar, can yakar bilmeden belki..Yaraları olur; tutulmamış sözleri, ulaştığı hedefleri, hayalleri..Kazandığı bol bol paraları..
Değişim şart, Değişim ilk öğrendiğimiz şey; Kafka'dan öğrenmiş olmamız bizim şanssızlığımız, o ayrı.

Telafisi güç  bir ruh haliyle geldiğimiz şu yaşlar ;

"başımıza gelen bütün bu şeyler dünyada olmamaktan daha iyi "

diyerek avunduğumuz günlere gebe..Duvarlarımızı az da olsa aralayıp; bir süre daha bu dünyada idare ederiz gibi gelse de çok vaktimiz kalmadığı aşikar..

Kayıp zamanımızın izinden gitmenin bir anlamı kaldı mı artık; pek emin değilim..Kaybolması muhtemel zamanı korumayı denemeli bu sefer; sorgulamadan, çok plan yapmadan, çok da tedbiri elden bırakmadan yine de ..

..yepyeni bir kırk yıl olmasa da önümüzde, otuz yıla pazarlık etmeye hazırım seninle hayat.

Zarları atıyorum; hafta sonu attığım adımların peşinden..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder