11 Ocak 2016 Pazartesi

Davlumbazla sohbetimizden sonra ; sevgili buzdolabım ile de bir maceraya atıldık geçen gün


Uzun süredir görmüyorum kendisini.Rahat; bir  dört aydır yüz yüze görüşmüşlüğümüz yok.Ben uzaktaydım, o kullanım dışıydı..Yaz sıcağında İzmir'in hararetli havasına inat, çalışmadan evde oturmasını istedim  ondan.İtiraz etmedi; bir buzdolabı için zor bir karardır bu.İçini soğutmadan o sıcakta öylece durmak; işlevini dondurmak sadece..

Benim için de zor idi aslında onun adına böyle bir karar vermek.Ama yapabileceğim bir şey yoktu;dört ayın sonunda hiç bilmediği bir şehirde, kaldırılıp bir depoya konuldu kendisi.

Bana öfkeli miydi hiç bilemiyorum..Yediği önünde yemediği ardında , güvenli bir alanda sadece duruyordu; çalışmadan, soğutmadan, ışığı yanmadan..Öylece.

Bir arkadaşın buzdolabına ihtiyacı oldu geçen gün..Dedim depoda duruyor benim buzdolabı al kullan ne olacak..Küflenmesin içi  hem; çalışsın ona da iyi gelir..

Bu Cumartesi getirdiler on sekizinci kata.Ben gelişini görmedim.Akşam gittik -vileda ekibi -Yasmin ile, mutfak yerleşecek, yerler silinecek vs..Sade bir ev kurdu arkadaşımız; yeterli miktarda eşya, bolca sohbet ve yükseklik korkusu :) ..oluyor, engelleyemiyor insan bazı duygularını..

..Dört ay sonra buzdolabımı görmek tuhaf geldi.Tuhaftan öte o benim buzdolabım değildi sanki..Bu kadar cüsseli miydi İzmir'deyken; markası bu muydu :/ ..boyu posu..rengi demeyeyim;tamam, bembeyaz duruyordu karşımda..İçini temizledikçe yabancılaştım; yabancılaştıkça hayatımdan ne kadar uzaklaştığımı hissettim..

Mutfağımda geçirdiğim vakitler, fincanıma koyduğum kahveler..mor renkli toprak tencerem..balkonumda kuruttuğum biberler..ler..ler..

Uzakta kaldı şimdilik.Henüz vakti var tekrar bir araya gelmelerinin;her şeyin bir vakti olduğu gibi.

Şimdilik hiç bilmediği bir şehirde ,soğutsun dursun bakalım yüksek rakımlı dairede biraları rakıları..

Yükseklik korkumla yüzleşerek ara sıra da olsa ziyaretine giderim; çamaşır makinemi de ihmal etmeyerek tabii 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder