3 Şubat 2016 Çarşamba
Yazmasam çıldıracaktım; çıldırmasam yazmayacaktım.
Hep bir paradoksun içine yuvarlanıp gidiyoruz ;
- peki bu bir paradoks mudur -
Çıkmazlara girip çıkışlar arıyoruz.
E tabii ki bu çıldırış normal; kendi kendimizi delirtmemiz.
Tuhaf rüyalarla uyandığınız bir sabahtan ne hayır gelmesini beklersiniz..Hele ki rüyanızda duyduğunuz tanıdık kokular; ya da duyduğunuzu sandığınız..Unutmaktan korktuğunuz; ancak hatırlamak için de hiç bir çaba harcamadığınız kokular..
Koku konusu çooook derin; girersek nereden çıkarız bilemiyorum.O yüzden çıkmaza girmeden çıkışa doğru ilerlemeli..Hiiiç bulaşmadan muhtemel gönül işlerine.Burnunuza gelen kokulara burun asmadan, yok sayarak..Ama anlatacaklarınızı unutmadan, bir şarap şişesinde biriktirerek belki de ; bir gün bir dost gelir de sorarsa diye..
...sonra, bir gün,
hiç ummadığınız bir zamanda;
bir bardak sıcak çikolata kokusuyla şımarırsınız; sonunun gelmesini istemediğiniz sımsıcak bir sohbetle..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder