25 Kasım 2013 Pazartesi

kış geçer...



Neler geçip gitmedi ki hayatımızdan, nelere göğüs gerilmedi ki.Patlayana dek kafamızı yormadık mı nice gereksiz şeye…Gözlerimiz şişti  belki ağlamaktan, dişlerimiz sıkılmaktan…İyi kötü geldik bugünlere.Hangi günlere peki; durup da kendimize tepeden bakabildiğimiz günlere.Bunu yapabiliyorsak şimdi, güzel olacak bir şeyler demektir. Gaz vermek için değil tüm bu konuşmalar, yazmalar, okumalar. Motivasyon için de değil. Sadece gerçeğin ne olduğunu gösterebilirsek sana, o zaman sırtın yere gelmez. Bırak uzakta kalsın her şey, direncin kırılmadan yağmurda da yürüyebilirsin. En kötü ne olabilir ki; ıslanırsın. Su, doğadaki en mucizevi bileşim. Ya olmasaydı, ya hiç yağmur yağmasaydı…

Spazmlar çözülüyor, sancılar arttı.Farkındasındır; doğum yakın demek ki.Rahatlayacaksın korkma.Hiç doğmamış bir şeyin ne halde geleceğini bilemezsin, tabii ki korkun var ama olsun.Korku canlı tutar insanı, olması iyidir; dozunda olması, dengede tutar cesaretini. Atlarsın yüksekten ama, korkuna göre bir yükseklik seçersin…Yüzleşmeye çalışmadan, kendini riske atmadan.
Risk gerekli mi hayatta; sana ne desek boş. Bak artık koro halinde konuşuyoruz, sesimiz daha gür. Sen, her birimizden çıkan sesleri tek tek ayırt edebilecek kadar tecrübelisin artık. Sana güveniyoruz. Ama yine de ; dik durmayı unutmayasın sandalyede otururken bile..

Bu arada sandalyenin kaç kare fotoğrafını çekecektin; ödev niyetine yapman gerekiyor. Ödevler, zamanında ve dendiği gibi yapılırlarsa çok faydalı olurlar…Bunu iyi biliyorsun.

Çok yağmur yağdı bu sabah; olsun, rahatlarsın. O bulutlu, puslu hava gitti, temizleniyor gökyüzü. Gök gürültüsünden korkmuyorsun artık biliyoruz; ama her şimşek çakışında “flaş mı patlıyor” şaşkınlığını yaşamaya başladın değil mi…Flaşı sevmediğini biliyoruz; ama yine de buna alışman gerekiyor.

Alışırsın korkma, yaz geçti biliyorsun; Mungan demişti sana yıllar yıllar önce. Diğer dedikleri gibi bunu da dikkate aldığın için belki; yaz geçti gitti. Kaçıncı yaz, hatırlamıyorsun bile değil mi. Eh işte, yağmurlar geçiyor, rüzgarlar, dalgalar…Ezanlar, sabaha karşı başlayan sağanaklar…Kış  da geçer, bahar gelir…ve sen tüm bu olan biten karşısında bir kez daha gökyüzüne çevirip yüzünü, geçen uçaklara bakarsın uzak ihtimal yolculuklara gıpta ederek. Yazamadıklarınla ve moleskinle baş başa, bir kışı daha ardında bırakarak..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder