14 Kasım 2013 Perşembe

Öyle çok sevdim ki resmini, işte bugün konuştu benle



Henüz tutmayan hedefler,hazırlanmaya çalışılan raporlar…Aklında milyon tane düşünce. Anlıyorum ama biraz zaman gerekiyor; sabır ve kontrol.Yavaş yavaş,adım adım. Alper’in sözünü unutma. Her şey için bir adım var; doğru yerde ve zamanda atılacak. Ama biliyorum için paramparça. Arka balkonu özledin biliyorum; temiz havada çayını içmeyi, martıların gelip seni kollamasını. Çitlembik ağacındaki karga ailesini. Büyümelerini, yuvaya doğru baktığında sana pis pis bakmalarını…Küçük masada moleskine yazmalarını. Karşı binalardaki meraklı gözleri ve saklamaya çalıştıkları hayatlarını. Terastan gelen klarnet ve darbuka sesini…Senin farkında mıydılar, ya sen onların, hala bilemiyorsun. Bir çok pencere, bir çok perde; açılan kapanan.

Artık arka balkonunda kargalar yok. Çitlembik de. Dut ağacı boyunca yasemin kokularıyla geçen bir sonbahara açtın bile  kapını. Efe bahçede seni bekliyor kulaklarını pür dikkat dikmiş, zincirinin sesi sana huzur veriyor. Sardunyanın dökülen çiçekleri , yenilerine yer açtığı için umutlanıyorsun. Kel sardunyam kışa hazırlıyor kendisini.

Kış yaklaşıyor, bulutlar ışığı güzelleştiriyor. " Ihlamura batırılan bir madlenle yeniden yakalanan, belleğin yaratıcı gücüyle yeniden canlandırılan bir geçmiş...” diyerek başlıyorsun uzun okumalara. Proust’a saygı, kargalara selam, sardunyaya ağıt …

Güzel bir kış olsun dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder