Henüz tutmayan hedefler,hazırlanmaya çalışılan raporlar…Aklında
milyon tane düşünce. Anlıyorum ama biraz zaman gerekiyor; sabır ve kontrol.Yavaş
yavaş,adım adım. Alper’in sözünü unutma. Her şey için bir adım var; doğru yerde
ve zamanda atılacak. Ama biliyorum için paramparça. Arka balkonu özledin
biliyorum; temiz havada çayını içmeyi, martıların gelip seni kollamasını. Çitlembik
ağacındaki karga ailesini. Büyümelerini, yuvaya doğru baktığında sana pis pis
bakmalarını…Küçük masada moleskine yazmalarını. Karşı binalardaki meraklı
gözleri ve saklamaya çalıştıkları hayatlarını. Terastan gelen klarnet ve
darbuka sesini…Senin farkında mıydılar, ya sen onların, hala bilemiyorsun. Bir
çok pencere, bir çok perde; açılan kapanan.
Artık arka balkonunda kargalar yok. Çitlembik de. Dut ağacı
boyunca yasemin kokularıyla geçen bir sonbahara açtın bile kapını. Efe bahçede seni bekliyor kulaklarını
pür dikkat dikmiş, zincirinin sesi sana huzur veriyor. Sardunyanın dökülen
çiçekleri , yenilerine yer açtığı için umutlanıyorsun. Kel sardunyam kışa
hazırlıyor kendisini.
Kış yaklaşıyor, bulutlar ışığı güzelleştiriyor.
" Ihlamura batırılan bir madlenle yeniden yakalanan, belleğin yaratıcı
gücüyle yeniden canlandırılan bir geçmiş...” diyerek başlıyorsun uzun
okumalara. Proust’a saygı, kargalara selam, sardunyaya ağıt …
Güzel bir kış olsun dileğiyle.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder